Dede Mirası Tarım

İklim değişikliği kuraklık artan gıda fiyatları hiç kuşkusuz tarımsal üretimi ve sofraya gelen tabakları da etkiliyor. Tarımda teknoloji kullanım hızı yavaş olsa da artmaya devam ediyor. Gelişmiş tarım ülkelerinde teknoloji kullanımı ile tarımda verimlilik artırılmaya çalışılırken, israf azaltılıyor.

Kuraklık artan gıda fiyatları sürdürülebilirlik nedeniyle tarımda teknoloji kullanımını zorunlu kılıyor. Tarım teknolojilerine 4 milyar, gıda ve tarım teknolojilerine toplamda 20 milyar doların üzerinde yatırım mevcut. Yatırımların önemli bölümü online yemek, pazar yeri gibi teknolojiler oluşturuyor. % 40’a yakını robotik kodlama materyal tasarımı, veri depolama gibi alanlara yapılıyor. Tarım ve gıdada teknoloji kullanımının hedefi; verimlilik karlılık sağlıklı ve yeni nesil gıda üretmek konuları üzerine yoğunlaşıyor.

Tarım teknolojilerinin çalışma konuları; tohumculuk, üretimde veri kullanımı , tüm süreçlerde fire ve israfın azaltılması ana başlıklarında toplanıyor.
Gıda teknolojilerinin kullanım alanı ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Gelişmiş tarım ülkelerinde gıda üretimi ve tasarımına ağırlık verilirken, gelişmekte olan ülkelerde daha çok e-ticaret ile satış ve pazarlama noktasına yatırım yapılıyor. Az da olsa fonksiyonel gıdalar kategorisi yatırımcıların ilgisini çekiyor. Gıda kaynaklı kozmetik, biyoticaret teknoloji yoğun alanlardan. Dikey tarım uygulamaları, su kullanımı, gübre, toprak bakım ürünleri tarım teknolojilerine en çok ihtiyaç duyulan alanlardan. Tarım ve gıda teknoloji yatırımlarında ilk sırada ABD onu Çin, Hindistan, Hollanda, Fransa gibi ülkeler izliyor. Dünyada tarım teknolojilerinin üssü şu anda San Francisco. Hindistan ve Brezilya tarım ve gıda teknolojilerinde atılım yapan ülkelerden. Teknoloji / kozmetik / kimya devleri “yeşil ticaret” denen “biyoticaretin de” öncülerinden. Türkiye’de durum gelişmekte olan ülkelerle benzer. Daha çok pazaryeri ve e-ticaret uygulamalarına yapılan yatırımlar, az da olsa akıllı tarım, ileri malzeme ve biyoteknoloji üzerine de yapılmakta.

Tarımla başlayan “medeniyet tarihi” kadim bilgilerle günümüze ulaştı. Tarımda biriken “know-how” teknolojiyle buluştuğunda gelecek çok daha kolay olacağa benziyor. Geçmişten kopuk gelecek tasarımı köksüz ağaca benzer hiç kuşkusuz. Tarımın popüler yatırım alanı olması, “ata tohumu, doğal gıda” gibi algıların trend oluşu ziyadesiyle kentli yatırımcıları ilgisini çekiyor. “Yeni nesil çiftçilik” bir yatırım alanı olmaktan çok çağın “Snob” yaşam tarzlarından. Zamanında soyluların sahip olduğu çiftlikler sanayi devrimiyle değer kaybetmişti. Şimdi genç ve modern çiftçiler “kırda yaşam dizaynı” ile tarımı bir popüler yaşam alanına dönüştürüyor. Tasarım çiftlikler, butik hayvancılık, artizan mandıra ve fırıncılık kentli soylulara özel üretim ürünler ve yaşam alanları sunuyor. Yerel tarım mirasını yansıtan unsurlar olan “antik değirmen – yerel fırın” gibi alanlar hem agro turizmin hem de modern çiftliklerin ana konusu. Çiftlikler sadece ürettikleriyle değil bir seyahat alanı olarak da planlanıyor. Yatırımcılar; tarımla ya ölçek ekonomisi çerçevesinde buluşup konvansiyonel tarım yapıyor ya da tasarım çiftliklerde hobi olarak yatırım yapıyor. New York’taki Churchtown Mandırası kubbeli ahır ve mimari tasarımıyla dikkat çekiyor. İsviçre’deki Schönenberg çiftliği ise tamamen doğayla uyumlu malzemeden ve çimlerin içinde, kocaman çim görüntüsünde, manzarayla çevreyle tamamen uyumlu. Butik çiftlikler küçük üretimlerini e – ticaret ile satışa sunarken içlerinde bulundurdukları şef restoranlarıyla da gastronomi turizmine katkı sunuyorlar. Zamanında elini dışarı çıkarıp havanın nemine ve ısısına bakarak hamur yoğuran tarihi Vakfıkebir ekmek mirasının geçmişi olan Artin Usta, eline bir avuç toprak alıp toprakta nemini ölçen köylünün sulama bentlerini açmasıyla şekillenen “kadim tarım bilgisi” şimdilerde teknolojinin yarattığı makine ve “big data” ile tasarlanıyor. 12 bin yılda biriken tarımsal bilgi elbette geleceğe ışık katacaktır. Fakat teknolojiye şimdi her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

İklim değişikliğinin sonuçları en çok tarımsal üretimi dolayısıyla gıdayı etkiledi. Gelecekte toplumların en büyük problemi “sosyal adaletsizlik” Gıdaya erişim, sağlıklı toplumlar için gıda üretmek, şimdi daha zor ve maliyetli. Devletlerin temel hedefi sağlıklı gıda üretebilecek bir tarımsal üretim altyapısı kurgulamak. Teknoloji en büyük destekçimiz. Günümüzde her sabah elimize alacağımız bir avuç toprak, tarım politikalarını belirlemeye yetmiyor maalesef. Çiftçiler tablet başında dijital verileri big data ile analiz etmeli. Üretimde, depolamada, yem sanayiin de sensörler, uydu verileri kullanılmalı. ABD’de Kaliforniya turizm ile ön plana çıkan bir eyalet. ABD’nin tüm tarım alanlarının %1’ine sahipken kullandığı ileri teknoloji ile nüfusun % 20’sini besliyor. Silikon Vadisinde üretilen bilgi çoktan tarımda kullanılmaya başlandı. Tarımda teknoloji oldukça eğlenceli ve yaratıcı bir alan. Tohum, toprak, meteoroloji, lokasyon seçimi, gıda tasarımı gibi pek çok alanda çalışma yapılabilir. Her biri tarımda verimliliği önemli ölçüde artıracak türden çalışmalar. Sadece toprak üzerine yapılan teknoloji çalışmaları; su, gübre, ilaç her biri girdi maliyetlerini % 15’lere varacak ölçüde düşürüyor. Su yönetimi, arazi yönetimi keza dünyanın geleceğini belirleyecek. Meteoroloji ile birlikte çalışan tarım teknolojileri. Bitkilerin; su, gübre ve ilaç ihtiyacını belirleyerek ortaya çıkarılan algoritma tarımsal hasılada verimliliği önemli ölçüde etkiliyor. Dünyanın en önemli bilgisayar markalarından IBM “Weather Company” şirketiyle hava tahminleri yaparak, yapay zekayı kullanarak fasulye, buğday, mısır, arpa gibi ürünlerde üretim planları geliştirdi. Modern çiftçiler çeşitli üyelik sistemiyle sisteme dahil olup üretilen “big datadan” yararlanıyor. Bu sayede hem üretim artıyor hem de maliyetleri düşüyor. İstilacı türlerle mücadele, firenin önlenmesi, planlı üretimden kaynaklı gelir artışları da cabası. Tarımsal üretimde en büyük firelerden biri hasat döneminde gerçekleşiyor. Hasat ve depolamaya dönük teknoloji çalışmaları da tohumdan sofraya israfı önleme de oldukça önemli. “Hassas Tarım” yani sürücüsüz tarım tarladaki israfı % 5’lere varan oranlarda önlüyor.

ABD, Almanya, Brezilya gibi ülkeler üzerinde verim ölçümü yapan sensörler olan biçerdöverleri tahıl, şekerpancarı hasadında kullanıyor. ABD’de işletmelerin % 25’e yakını uydu verilerini kullanıyor. Almanya’da hassas tarım uygulamalarının kullanım oranı %20’lerde. Verim takibi ABD gibi gelişmiş birçok tarım ülkesinde %80’lere varan oranlarda tarımda kullanılıyor. Avrupa’da yapılan pilot çalışmalarda; bitkisel üretim süreçlerinde, çiftlikte kullanılan makinelerin birbirleriyle bağlantılı ve haberleşmesi sonucu hasılatta % 5, verimde % 20, yakıt tüketiminde % 20 azalma gözlemleniyor. Patates üretiminde, pestisit kullanımında % 15 azalma, su kullanımında % 25 azalma ve toplam girdilerde % 19 azalma beklenirken üretimdeki toplam karlılıkta % 21 artış beklenmekte.

Türkiye konunun hala popüler tarafında. Yufka açana verdiğimiz girişimcilik desteğini tarıma dost teknolojilere ayırırsak belki dededen kalma tarım mirasımızı ve ağzımızın tadını geleceğe taşırız.

Çiftlikte 5.0
Tohumculukta teknoloji
CRISPI, buğday genomu,

Tarımda 75 milyon tarımsal cihaz hepsi ve daha fazlası tarımda 5.0 için başlangıç adımları.

Benzer İçerikler

Zimem defterleri kapansın, Gönül defterleri açılsın….

Tarımda Metrikleme Zamanı

Çağın Trendi Toprak

Coğrafyanın Tat Mirası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir