GÜLMEK İÇİN BİLE DIŞA BAĞIMLIYIZ AMA HAYAT BİZE GÜZEL

Enerjimizin % 27’sini doğalgazdan karşılıyoruz % 99 dışa bağımlıyız. % 29’u petrolden karşılanıyor onda da % 92 dışa bağımlıyız. % 17 taşkömüründen giderek azalıyor, karbon salınımı da cabası. Türkiye son 20 yılda OECD ülkeleri arasında doğalgaz talebinin Çin’den sonra en çok arttığı ikinci ülke. Gerek üretim gerekse keyif için gaz lazım. Enerji’nin % 74’ü dışardan karşılanıyor. Türkiye tükettiği enerjinin birincil enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 29’unu petrolle karşılarken, burada da yüzde 92 dışa bağımlı. Yüzde 17 civarında da taş kömürü var.

Rusya’nın Avrupa’ya verdiği gaz, yılın ilk 8 ayında % 40 azaldı. Avrupa’nın gelişmiş ve halden anlayan bireyleri hükümetlerin koyduğu yasaklara inandıkları için hemen uymaya başladılar. Kurallara uyum oranı %80’lerde.

Öncelikle enerji kullanımı sınırlandırıldı. Üretimin aksamaması, sanayide problem yaşamamak için özel alanlarda her türlü enerji kullanımına sınır getirildi. Örneğin kamu kurumlarındaki ısı düzeyi 19 derece olarak belirlendi. Avrupa Parlamentosunda “Güvenli bir kış için gazdan tasarruf edin” ilkesi benimsendi.

Rusya’nın ikide bir enerji silahıyla Avrupa Birliği’ni tehdit etmesi, dağılma tehdidini önlemek amacıyla Avrupa Birliği son yılların en önemli dayanışmasını sergiliyor. Rusya’nın onları enerji kozu ile dize getirmesini engellemeye çalışıyorlar.

AVRUPA DAYANIŞMASI

Avrupa Birliği Rusya’nın gazı tamamen kesme olasılığına yönelik Avrupa’nın hazır olması gerekliliği ile ilgili ortak bir karar aldı. Buna göre gaz en çok ihtiyaç duyulan yere aktarılacak. Yaz boyu ve kışın çeşitli tasarruflar sağlanacak. Yenilenebilir enerji yatırımları artırılacak. Bu arada AB enerji Platformu alternatif gaz tedarikçileriyle görüşüyor.

Avrupa Gaz Talebi Azaltma Planı ile birlikte tüm üye ülkeler gönüllü olarak gaz taleplerini % 15 azaltmak için plan yapacaklar.

GAZ YOK SORUN ÇOK

Avrupa’nın gaz talebi iç enerji tüketiminin %24’ünü temsil etmekte. Avrupa Birliği gaz ihtiyacının %40’ını ve enerji ihtiyacının %10’unu Rusya’dan temin etmekte. Rusya’nın gaz kozu; Avrupa’da ekonomik büyümenin düşüşü, gıda fiyatlarında artış, enflasyonist etkiler, istihdamın azalması ve daha birçok konudaki sorunların tetiklenmesine neden oldu.

GAZIN KEMERİ SIKILACAK

Avrupa Birliği; ortak hedeflerinden feragat etmemek için Rusya’dan aldığı gazı azaltmak, sürdürülebilir enerji kaynaklarını artırmak ve enerji tasarrufu yapmak gibi başlıklar belirledi. Yani gazın kemeri sıkılacak.

Tasarruf amaçlı önerilen önlemleri pratik etme çok kolay. Bir yılda 11 milyar metreküp tasarruf edilebileceği öngörülmekte. Ev sıcaklıklarını düşürme, duşların kısaltılması, cihazları kapatma, mikrodalga gibi makinaların kullanımını azaltma, gereksiz lüks kullanımların azaltılması. Tüm bunların sonucunda hane halklarının enerji maliyetleri de hiç kuşkusuz düşecek. Aynı zamanda üretim devam ettiği için işsizlik olmayacak, gıda fiyatları artmayacak. Gerçek bir davranış değişikliği ve dayanışma ile herkes kazanacak, Rusya dışında.

İHTİYACI OLAN SEKTÖRLERE ENERJİ

Enerji tasarrufu; sağlık, savunma, gıda, ilaç gibi toplumun işleyişi için gerekli alanları riske atmadan planlanacak. İlaç sektörüne hizmet veren şırınga üreticileri de, tarım için gübre üreten şirketlerde çeşitli muafiyetlerle korunacak. Sadece kendi güvenlikleri için değil sınır ötesi yoksul ülkeleri zor durumda bırakmamak için de önlemler alınacak.

ORTAK HEDEF RUSYA’YA BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK

Amaç; Avrupa Birliği ve İngiltere’nin yıllık 100 milyar Euro’ya mal olan Rus fosil yakıtlarına olan bağımlılığını sona erdirmek, Ukrayna’ya yardım etmek ve iklim kriziyle mücadele edebilmek.

Tüm bu hedeflere ulaşabilmek için günlük önlemler dışında orta ve uzun vadeli önlemler planlandı.

2025 yılına kadar güneş fotovoltaik kapasitesini iki katına çıkarmak

Konutlara, kamu binalarına güneş panelleri kurmak

Jeotermal ve güneş enerji sistemlerini entegre etmek

10 milyon ton yerli yenilenebilir hidrojen üretmek, Hidrojen projelerini hızlandırmak amacıyla Birlik 200 milyon Euro’luk ek fon ayırmak.

2030 yılına kadar biyometan üretimini 35 milyar cm’ye çıkarmak için “Biyometan Eylem Planını” uygulamaya koymak.

KARBONSUZLAŞTIRMAYA FON

Avrupa Komisyonu’nun Ağustos ayında sunduğu REPower EU planı kapsamında yenilenebilir enerji, hidrojen ve altyapıya yatırım yaparak 100 milyar Euro’ya kadar karbonsuzlaştırma ve yeşil geçiş projelerine fon yaratıldı. Avrupa Yeşil Antlaşmasına göre AB 2050 yılına kadar zaten gaz tüketimini % 35, karbonu da % 55 azaltmak için enerji verimliliği konusunda çalışmalar yapmak zorunda.

Ukrayna Rusya savaşı, azalan kaynaklar, fosil yakıtlar sorunu ülkeleri yeni enerji kaynakları bulmaya iterken eski bir dost olan Nükleer enerji tartışmaların odağına çoktan yerleşti. Avrupa gerek Rusya’ya olan bağımlılığını gerekse yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ihtiyacını çözme konusunda kararlı.

AVRUPA’NIN GAZA İHTİYACI VAR DA BİZİM YOK MU?

Avrupa tek vücut olmuş enerjinin geleceğini planlarken Türkiye ne yapıyor.  Denizlerde bulduğu gazın havasını atıp 2023 yılında Akkuyu’da açacağı Nükleer reaktörün tüm sorunlarını çözeceğini sanıyor.

FABRİKALARI ÜÇ GÜN ÇALIŞTIRIP ÜÇ GÜN TATİL YAPARIZ

Önlem almıyor. Sulamanın hala %80’i vahşi. Yer altı suları bitti bitecek Anadolu’da 300 metreden yukarda su bulmak neredeyse imkânsız. Gap projesi bitmeden çoğu barajın ömrü dolmak üzere. İç Anadolu’nun altından Konya ovasına doğru ilerleyen tuzlu su akımı toprağı çoktan zehirledi. Parklar peyzaj sanatının incelikleriyle sabahtan akşama otomatik sulamada. Ankara baraj doluluk oranı % 29, İstanbul % 58 günden güne değişiyor. Diğer illerde benzer, çok parlak sayılmaz. Anlık yağan büyük yağmurların faydadan çok tarıma zararı var. Kış gele hayrola modundayız. Yağmazsa duaya çıkarız, olmadı sanayi tesislerini üç gün çalıştırıp üç gün kapatırız. Evde kalanlar sıkılmasın diye hobi bahçelerine gider bol bol bahçe sulatırız sorun yok. Evlerde kışlık yakıt için para biriktirilmeye başlandı bulursak alacağız.

Enerji hammaddeleri ithalatına ödenen para 40 milyar doların üzerinde. Tl düştükçe fatura yükseliyor. Enerji şirketlerinin karı hep yukarılarda.

ENERJİMİZ YOLA GİDİYOR

Toplam enerjinin %20’si ulaşımda kullanılıyor. Her yıl 25 milyar dolardan fazla para ödediğimiz petrolün%90’dan fazlası ulaşım sektöründe kullanılıyor. Yaptığımız duble yollar, satın aldığımız büyük otomobiller ile hava atıyoruz. Kara taşımacılığının modası çoktan geçmişken bizi daha çok yatırım yapıp hem karbon salıp hem de parayı yollarda harcıyoruz. 25 milyondan fazla aracın faturası enerjide dışa bağımlılık paramız var nasıl olsa deyip toplu taşımanın, raylı sistemlerin yoksul işi olduğunu halkımıza doyasıya anlatıyoruz.

BUGÜNLERDE ENERJİMİZ ÇOK DÜŞÜK

Enerjimizin % 27’sini doğalgazdan karşılıyoruz % 99 dışa bağımlıyız. % 29’u petrolden karşılanıyor onda da % 92 dışa bağımlıyız. % 17 taşkömüründen giderek azalıyor, karbon salınımı da cabası. Türkiye son 20 yılda OECD ülkeleri arasında doğalgaz talebinin Çin’den sonra en çok arttığı ikinci ülke. Gerek üretim gerekse keyif için gaz lazım. Enerji’nin % 74’ü dışardan karşılanıyor. Türkiye tükettiği enerjinin birincil enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 29’unu petrolle karşılarken, burada da yüzde 92 dışa bağımlı. Yüzde 17 civarında da taş kömürü var.

GÜLMEK İÇİN BİLE DIŞA BAĞIMLIYIZ

Isınmak, üretmek, seyahat etmek, icat çıkarmak, eğlenmek yani adım atmak hatta gülmek için bile dışa bağımlıyız. Basın tarımda, savunma sanayiinde tam bağımsızlığı slogan olarak kullanırken; tüm bu alanlarda temel hammadde olan enerji bağımsızlığını görmezden geliyor. Kaynak çeşitlendirelim, tasarruf edelim, teknoloji geliştirelim sadece açılış konuşmalarında kullanılan metinlerden ibaret. Son yıllarda yenilenebilir enerji kaynakları bakımından Avrupa’da 5. Dünyada 12. Sırada olsa da hala dışa bağımlı. Akkuyu 2023’ün en önemli balıklarından. Sinop ve Trakya’da yapılması planlanan Nükleer Reaktörler ile nükleere oldukça ısınıyor.

Enerji ticaretinde bölgesel güç olma hedefi olan Türkiye; Bakü – Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru hattı,  Güney Kafkasya Doğalgaz Boru Hattı, Türkiye Yunanistan Doğal Gaz Enterkonnektörü, TANAP, Türk Akımı gibi projeleri hayata geçirmeye çalışıyor. TANAP’ın 2026 yılında 31 milyar metreküp yıllık kapasiteye ulaşması hedeflenmekte. Dünya petrolünün %3’ü de Boğazlardan taşınıyor.

Tüm bu önlem ve hedeflere rağmen yaz boyu elektrik, su, gaz hiçbir enerji kaynağında tasarrufa gitmedik, önlem alamdık. Avrupa önlem alırken biz nasıl bu kadar rahatız. Avrupa’da parası olana bile su kontrollü verilirken biz de suyun önemli bir kısmı hala boşa akıyor. Doğu Karadeniz’de derelerin çoğu yanlış HES projeleri ve dere ıslah çalışmaları sebebiyle kurudu.

Tarımda sulama sorunu devam ediyor. Önümüzdeki 20 yılda bugün üretilen tarım ürünlerinin yarısından çoğu susuzluk nedeniyle üretilemeyecek hale gelecek.

Tüm bunlara rağmen hala neden önlem almıyoruz. Avrupa bu kadar varlık içinde sıkı önlemlerle enerjinin geleceğini planlarken biz neye güveniyoruz.

Sorun belki de cehaletin mutluluk getiriyor olmasında

Ya da; “bize bir şey olmaz” kafasında.

Benzer İçerikler

İÇERİDE YOKSUL DIŞARIDA GÜÇLÜ

TARIMDA DEĞER KAYBEDİYOR, HAMALLIK YAPIYORUZ

2023 KITLIKLA GELİYOR

NÜKLEER ENERJİYE İADEYİ İTİBAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.