“Lokasyon seçimi kuramının” tarıma etkisi

Dünyadaki 400 bin bitki türünün, 7 bine yakını insan eliyle toplandı, kimi kültüre alındı, kiminden tez elden vazgeçildi. Kimi hala dağda bayırda hayatına devam ederken “avcı toplayıcı alışkanlıkla” toplanmaya devam ediyor. 7 binden sadece 200 çeşidi tarlada tabakta. Zengin beslenme kaynakları sadece zenginlere ulaşabiliyor.

Şehirliler kent yaşamından sıkılmış olacaklar ki zamanında köylüyüz demeye utandırdıklarının “köylü yaşam modelini” şimdilerde selfi çubuklarında paraya dönüştürüyor. “Karbon ayak izi” gibi kavramları, cümle içinde kullanıp kafamızı karıştırıyorlar. Gezip tozarken uçağın / arabanın yaktığı mazot, selfi çekerken kullanılan telefonun çevreye verdiği zarar içler acısı.  Televizyon programlarında atılanın, dökülenin haddi hesabı yok iken, “dillerde israf nağmesi” Köy / kasaba / mera demeden her şeyin gastrofestini evelallah yaptık alnımızın akıyla. Festivallere ayrılan bütçeyle irili ufaklı birkaç milli tarım / gıda markası yapar çiftçiye de, sanayiciye de tüm halkın Gayri Safi Yurt İçi Hasılasına da epeyce katkı sunardık, olmadı popüler olanı seçtik.

“Yerinde Üret Yerinde Tüket”

Uluslararası perakende devleri “yereli / mevsimseli dillerinden düşürmeyen sloganlarla reklamlarını süsleyip, altına bir de sazlı sözlü Türk motifli müzikleri ekleyip dünyayı kurtardılar.  Unutulan; “Yerli malı haftası” uygulamasının yerine ecnebiden ithal “yerinde üret yerinde tüket” sloganını koyunca pek makbul durdu.

Hal böyleyken tarım ve gıda da bilimsel çalışmalar unutulup popüler söylemlerin peşinde “ata tohumundan çeyiz sandığına seyre” daldık. Bilim de bilim insanlarının tezleri de, yılda bir kez yapılan AR- GE ödüllerine kaldı maalesef.

Oysa tarımda verimlilik / karbon ayak izi / kırsal kalkınma / sürdürülebilir tarım gibi konuları ekonomistlerin görüşleri üzerinden bilim ile yönetmek rasyonel olmaz mı?

“Tarımda lokasyon seçimi” kuramlardan biri. Konu hakkında Barnes, Weber gibi bilim insanları kitaplar, makaleler yazdı. Konunun özü; yatırımın nerede yapılacağı, işinizin ne kadar karlı olacağını %70’lere varan oranda etkiliyor.

“İnsan Süngeri” denen varlıklar

Bir fincan kahveyi üretmeye 1 ton, 1 kilo peynire 5 bin ton su gerekli. Karbon ayak izi; üretirken / taşırken / işlerken / ambalajlarken / sunarken her aşamada doğaya bıraktığımız iz. Keyifle yudumlanan kahvenin doğaya verdiği zarar hazzından fazla. The Guardian yazarı Fred Pearce’nin deyimiyle “insan süngeri” denen varlıklar, lüks diye küvetine doldurduğu suyla nehirleri / yer altı sularını pervasızca tüketti.

Markette sepete attıklarımızın; nereden geldiği ziyadesiyle önemli. Büyük şehirlerin yakınlarında tarımsal faaliyetleri azaltıp uzağa taşımak önceleri; Ahilikteki  “kümeleme” modeli ile uzmanlaşmayla, bazı ürünlerde avantaj sağladı. Karaman – bisküvi üretimi örneği; bölge un mamulleri ihracatı yapan önemli bir havzaya dönüştü.

Son yıllarda söz konusu avantaj; iklim değişikliği / karbon ayak izi / artan maliyetlerle önemini kısmen yitirdi. Sürdürülebilirlik / doğaya dost tarım yeni tezlere gebe.

Şehirleri besleyecek tarım ve gıda üretimlerini kentin yakınında yaparak maliyetleri düşürmek; gelişmişlik göstergesi olan otoyollarda daha az kamyon / daha az mazot / daha az su / daha az karbon ayak izi demek. Daha az maliyet, uygun fiyata kurulan sofra demek. Dikey tarım, tarımda 5.0 gibi teknolojiler ile miadı dolmuş AVM’lere kurulacak mahalle bahçeleri, hem istihdam hem de uygun fiyatlı besin üretim yöntemlerinden.

Sağlıksız beslenmenin arka planı

Keza uzmanlaşarak kaybettiğimiz tarımsal ürün zenginliğini de geri kazanmak.  Bitkisel üretimde 10 tür, tüketimin neredeyse % 70’i. Sağlıksız beslenmenin arka planı.

İthal ürün, karbon ayak izine katkı. Üretim / transfer gibi pek çok aşamada suya ihtiyaç var. 1 kg et için 15 ton su gerekli. Gelişmişlik göstergeleri arasına “su kriteri” çoktan girdi.  Ülkeler ithalat yaptıkça su tüketimi yükseliyor, ABD beslenme alışkanlıkları sebebiyle liste başı, Türkiye 1615 ton ile 3. sırada.

Ezcümle; ihracat yapacağımız tarımsal ürünler için uygun coğrafi alan, doğru destekler ve limanlara yakınlık ihracatı desteklerken, iç tüketimde şehre yakın üretim alanları oluşturmak “lokasyon seçimi” ile tarımda verimin püf noktası.

Benzer İçerikler

Özgürlükler Ülkesinde Aşı Özgürlüğü

Değerler Yanıyor, Yangın Ekonomisi Büyüyor…

Yangın Ekonomisi

Matematik, iktisat, istatistik ne işe yarar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir