Metaverse’i Mayalayan Kadınlar

Onun çocukları gün yüzlü

Güneş yüzlü.

Gün gün yazdı, an an çizdi, şiirler kaleme aldı.

Büyük dostluklar kurdu ağaçla, çiçekle..

En kadim beraberliği toprak ana ile yaşadı.

Ocaklar kaynadı, ateşler yandı, birbirine sokuldu insanlık buğday başakları arasında.

Güne not düştü, günün rengini, gecenin ahengini.

Pencerelerinden içeri aş girdi, aşk girdi. 

Kadının tuttuğu her şey altın,

Dokunduğu her an bereket oldu.

 

“Kültürü Mayalayan Kadınlar” projesini yapmaya başladığımda yazdığım ilk metin yukarıdakiydi. Evrenin sırrı “kadim bilgilerdeydi.” Kadim bilgiler, doğanın gizemine âşık kadına bahşedilmişti. Elbette kadına verilen “yükte hafif pahada ağır”  bilgiler sahibine ağır yükler ve sorumluluklar getirmişti.

Binlerce yıllık ömrü boyunca toprağa ana denildikçe, bereketi getiren tohuma, baharı müjdelen yağmura, hasadı müjdeleyen güneşe olan minneti giderek arttı kadının. Evrenin erdemi, ona atfedilen Tanrısallıkla doğaya karışıyor, doğa ve insan hemhal ediliyordu zaman düzleminde. Modern kadın zihninde ve el izinde biriktirdiği eşsiz deneyimlerle modern evreni inşa etti. Önceleri dik durmak, bağımsız olmak iyi gelse de; sonuna doğru ayaklarına kara sular indi. Yaşlanan zamanın tüm ızdırapları onun zihninde “fikri takastan” geçiyor kuşaktan kuşağa aktarılıyordu. Yorgunluk kaplı her aktarım, bilgelik süzgecinden geçiyor, birikmiş bilgiye el veriyordu. Onun ruhuna zerh edilmiş bilgiler kuşaklar arası yetenek paylaşımın da temel taşıyıcısıydı.

Çünkü onun DNA’sında Mikondriyal Havva’dan kalma izler vardı.

MITOKONDRIYAL HAVVA İLE ZAMANLAR ARASI YOLCULUK

İnsanda iki tür DNA vardır. Nükleer DNA ve mitokondrideki DNA. İnsana ait pek çok değer mitokondriler tarafından anneden çocuğa geçer. Mitokondri; hücrenin ihtiyacı olan enerjiyi sağlar, onlar bizim yaşam kaynağımız. Mitokondri yalnızca anneden geçer. Tüm sırlar onun içerisinde saklı. Araştırmacı, Allan Wılson, 250 bin yıldan daha yaşlı olan Mitokondriyal Havva’nın  Afrika’da yaşadığını düşünüyor. 12 bin yılda saçımız, cildimiz, göz rengimiz yüzlerce kez değişti oysa beyin aktivitelerimiz hiç değişmedi, sadece biz daha farklı bir yaşama konulduk. Eski bilgiler belleğimizde, enerjimiz mitokondrimizde.

Kadınlar; toplum unsurlarını birbirine bağlarken yüzbinlerce yıllık insan zihninin derinliklerini de günümüze taşıdı. İşittiği sesleri, hissettiklerini, korkularını, gördüklerini, kurduğu cümleleri, aşklarını her birini veri havuzuna atıp çeşitli algoritmalarla zamanlar arası bağlantı kurmayı başardı. Zamanın yenisi; sırtında Mitokondriyal Havva’dan emanet DNA ile metaverse kapısından içeri girdi bile. Hatta dijital sanat ile birleşen veriler yeniçağın sanatına kaynaklık sağlıyor. Teknoloji milyarlarca insanın yaşadığı her anın kaydını sanata, rüyaya dönüştürüyor. Bu sayede binlerce yıllık bilgi ve yetenekler paralel evrenlere, gelecek zamanlara kolayca taşınabiliyor. Bağlantıyı sağlayan Mitokondriyal Havva’nın DNA’sı içerisindeki bilgiler. Bu kayıtlar tüm kadınları “bilgi bağıyla” birbirine bağlıyor.

Bilgi bağı 250 bin yıl önceden beri tüm kadınları derinden, DNA’dan bağlıyor.

TARIMSAL MİRASIN KODLARI KADINLARDA

Tarım devrimini başlatan kadından miras tarımsal bilgiler, günümüze kadar kesintisiz taşındı. Yeryüzüne nefesini sunmuş tüm kadınların dimağında zamana bilgi üretmiş, her kadının ruhu ve kadim bilgileri var. Kadından kadına, kadından kıza, kadından çocuğa yüzlerce nesildir evrenin sırları aktarılıp duruyor. Kadınlar detaylara bakarak, evirip çevirerek zamanın içindeki tüm sırları açığa çıkarıp olmazı oldurup dolmazı dolduruyor. İlk bilgi en avantajlı yerden geldi. Tarım devrimi kadının ellerinde hayat buldu. Tarımın şifası evrenin her bir tarafına insan etkisini taşımanın önünü açtı. Kadınlar öncü oldu, kadınlar zamanda sıkışmış, zamanda birikmiş ilk bilgileri derleyip toparlayıp “tohum toprak buluşmasını” sağladı. İlk fitili ateşledikten sonra her adım eskisiyle birleşip devasa insanlık medeniyetini yarattı.

İsimleri değişse de onlar zamanlar arası duygu ve deneyim aktarımıyla bilgiyi depolayan, bilgiyi anlamlandıran kadınlar. En yüksek terabayttan daha büyük, kapsamlı ve sırlarla dolu DNA hazineleri var.

ZİHİN ATLASINDA ONLARCA TANIDIK KADIN VAR

Şimdilerde farklı zamanları birbirine bağlayan “bilge kadınların” ruhu metaverse de buluşup geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Zihnin derinliklerine kilitlenmiş kapılar Mitokondriyal Havva’nın DNA’sı ile kuşaklar arası bağı güçlendiriyor. Zihnin odaları 250 bin yıl önce yaşamış Afrikalı Mitokondriyal Havva’dan beri doldu taştı. Kapısını araladığımız her odadan başka bir yeti ve zihin verisi çıkıyor. Hepsi birleştiğinde 250 bin yıl boyunca yaşamış insanlığın zihin atlası ortaya çıkıyor.

Zihin atlasında onlarca tanıdık var.

Temple Grandin, otizmli bir bilim kadını. Doktorlar asla konuşamayacağını söyledi. Annesinin yoğun çabaları sonucu 4 yaşında konuşmaya başladı. Grandin hayatı resimler arasında kurduğu bağlarla öğreniyordu, her şeyi kaydedebilecek kadar derin bir zihni ve sınırsız hafızası vardı. İnsanlığın tüm öğrenme yetileri sanki onda toplanmıştı. Bildikleri insan türünün binlerce yıllık yetilerinin toplamı gibiydi. Yeryüzüne ayak basmış her insandan bir parça almıştı. 12 bin yıl önce tarım devrimini ateşleyen kadim bilgiler kadından kadına aktarılıp en sonunda Grandin’in resim hafızasında hayvanların dilini okumaya kadar evrilmişti. Resimleri okurken kadınların asırlardır biriktirdiği “gözlemci hafızayı” kullanıyordu. Kullandığı zihin sadece kendisine ait değil milyarlarca zihnin toplamıydı. Hafızasının gücü birikmiş bilgiden, bağ kurabilmenin iyimserliğinden geliyordu. Modern insana kadar üretilmiş tüm zihinsel miras onda karşılık bulmuştu. Hayvan stresini azaltan makinayı icat ettiğinde 3 Nobel ödülünü alarak zihninin kilidini paylaştı. Ürettiği bilgi ile kendini çağının ilerisine taşıdı.

Onunla aynı tarihlerde Amerika’da 3 kadın Nasa’da sayılarla dans ediyordu. Rusya Amerika arasındaki Uzaya insan gönderme yarışının hesap makinalarıydı onların zihni. Onlar da tıpkı tarım devrimini başlatan ilk bilge kadınlar gibi doğanın tüm verilerini hafızalarında besleyip sayıların ihtişamıyla fark yaratıyorlardı. Renkleri koyu hevesleri püripaktı, hayata tutunacak cesareti Mitokondriyal Havva’nın DNA’sından miras enerjiden alıyorlardı. Kader çabaya aşık dedirtecek kadar coşkuyla çalıştılar.

Kurtuluş Savaşı’nda yoklukla mücadele eden Şerife Bacılar, Anadolu’nun hatta dünyanın ilk kadın örgüt yapısını kuran Bacıyanı Rum örgütünün kadınları, ilk kadın pilotlar, ilk kadın doktorlar, ilk kadın hemşireler, ilk kadın orman koruyucuları, ilk mühendisler her biri binlerce yıllık zihin atlasına isimlerini yazdırıyor geleceğe bağ kuruyor. Her birinin farklı zamanlarda verdiği “büyük mücadelenin” ortak noktası kullandıkları ortak zihin mirası. Atlas gün geçtikçe güçlenir, genişliyor, mükemmelleşiyor.

FİKRİ TAKAS İLE BAĞLANAN NESİLLER

İlkel zaman coğrafyalarında insanların yetenekleri kadar tarih hafızaları, bilgi mirasları da oldukça yetersiz ve niteliksizdi. Tarım devrimi ile toprağı işledikçe akıl parlamaya, ışık saçmaya başladı.

Nasa’da çalışan 3 kadın matematikçinin, Otizmli Temple Garandin’in ve Bacıyanı Rum kadınlarının ortak belleği metaverse’de insanlığın erdemini buluşturup metaverse’i mayalayabilir mi sizce?

Birden çok sanal evrenin aralarında bağlanması, birbiriyle çeşitli kodlarla iletişim kurması ve etki yaratması. Yüzyıllardır DNA içerisinde aktarılan bilgiler, duygulara, tutumlara, edinime ve yetenekler dönüşüyor. Kimi adına ilmi ledün diyor görülmeyeni gören, duyulmayanı duyanlar olarak çıkıyor karşımıza. Onlar boşlukta sıçrama yapabiliyor metaverse boşluğunda olduğu gibi. Şimdilik bu teknolojiye sahip olmasak ta yarın kadar yakın bir tarihte sadece yazılı tarihle değil DNA ile de yetenekler ve bilgiler bir sonraki kuşağa aktarılabilecek inanıyoruz. Metaverse evreninde öğeler ve varlıklar aktarılabiliyor, anaerkil dönemden mirasımızın içine serpiştirilmiş binlerce bilgi gibi.

Sisler ve huzursuzluklarla dolu medeniyetin Cehennem yokuşu kadınların binlerce yıllık gölgeleriyle aydınlanıyor, aktarılan yeteneklerle zenginleşiyor. Zaman hafifledikçe insan türünün geleceğe olan inancı, kadının, toprağın ve bilgeliğin çevresinde geleceğe umut biriktiriyor.

Gayemiz ömre eklenen üç beş sızılı an, birkaç laf söz, bir kap dolusu yemek, hepsinin peşinde sıraya girmişiz. İnsanlığın en kıdemli taşıyıcısı kadınlar, onları kültürü mayalıyor zamanda, Metaverse’de…

Benzer İçerikler

Karbon Ayağını Denk Al

Haz Koleksiyonerlerinin Yeni Gözdesi Metaverse Farm

Metaverse Karın Doyurur mu?

Tarım Diplomasisi ve Metaverse

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir