Mor ekmekten sonra un kurtlu ekmek mi moda?

Son bir yıldır geleceğin ekmeğine, geleceğin gıdalarına yazılarımda sıkça yer veriyorum. Neden bu kadar çok üzerinde durduğumu yazının devamında ziyadesiyle anlayacağız.

İklim değişikliği / tarımsal girdi fiyatlarındaki artış / gıda fiyatlarında yükseliş / gelir kayıpları / kuraklık gibi nedenlerden ötürü artık eskisi kadar bol yiyeceğimiz yok bunu bir an önce kabul etmek zorundayız. Pazarda fiyatlar uygun, ekmek zaten ucuz, köyden bir sürü yiyecek geliyor türü açıklamalar önümüzdeki beş yılda önemini kaybedecek. Çünkü üretim maliyetleri arttı, gıda fiyatları bir daha düşmeyecek buradan bakarsak “Hail İbrahim Sofraları” ancak anılarımızda bizi gülümsetecek. Artık suçlu aramayı bir tarafa bırakıp çözüme odaklanalım.

TARIM VE GIDA ENDÜSTRİSİ İÇİN SELÇUK BAYRAKTARLAR ARANIYOR

Daha az maliyetli daha doyurucu ve besin değeri artırılmış yiyecekler üretmeliyiz. Doğru tohumlarla üreteceğimiz tarımsal ürünleri gıda endüstrisiyle buluşmalıyız. Fonksiyonel ürün üretmek havalı gastronomik ekollere benzemediğinden gerçek bir teknoloji desteğine ihtiyaç var. Nasıl ki teknoloji yatırımlarıyla ve buluşlarla Savunma Sanayiin de Selçuk Bayraktar her şeyi değiştirdi. Aynı türden bir bilim insanı da çıkıp tarım ve gıda endüstrisi için teknoloji yaratmalı.

DEĞER DEĞİL “KATMA DEĞERLİ ÜRÜN” YARATMAK LAZIM

İşte bu teknoloji Türkiye’nin “Tarım ve Gıda Üssü’nü ortaya çıkaracak. Burada ortaya çıkarılacak katma değerli gıda markaları dünyanın dört bir tarafına ihraç edilecek. Bu sayede çiftçi de, gıda endüstrisi de, lojistik yapan da ülke de kazanacak. GSYH’ya tarımın katkısı artacak. Dünya Hollanda modelinden sonra tarımda “Türkiye atılımını” konuşacak.  Yanı değer değil “katma değerli ürün” kazanacak.

ROMANTİK SÖYLEMLERİ UNUTALIM

Bize düşen tarım ve gıda için romantik söylemler geliştiren, ata tohumu ekelim selfi çekelim türünden açıklamalara değil, bilime kıymet vermemiz. Evde yufka açana, sarma sarana girişimcilik fonlarımızı verdiğimiz sürece tarım ve gıda da atılım ancak dostlar alışverişte görsün düzeyinde kalır. Mevzunun bu boyutu önemli olmakla birlikte konumuza dönelim.

NEREDEN BAŞLAMALIYIZ?

Fonksiyonel gıdaları sürekli yazıyorum. Onlar için öncelikle doğru tohumdan başlamak gerekiyor. Doğru tohumlarla birlikte üretilen tarımsal ürünlerle; tahıllar – tıbbi aromatikler – bakliyatlar – kullanımı yasal böcekler (protein kaynakları) kullanarak ekmek, un mamulleri yapıp tüketiciyle buluşturmalıyız.

Geleceğin ekmeği ve gıdalarıyla tanışmak zorundayız.

GELECEĞİN EKMEĞİNDE NELER OLACAK?

Lif oranı yüksek tahıllar / glisemik indeksi düşük tahıllar/ zengin protein kaynakları / zayıf glüteni olan tahıllar / bakliyatlar unları / tıbbi aromatik bitkiler ekmeğimize lezzetimize eklenecek.

Geleneksel ekmek kutsal olması yanında dünyanın dört bir tarafında, fiyatı en uygun besin kaynağı olarak binlerce yıldır toplumların ve devletlerin baş tacı. Dünyadaki tarımsal hasılanın % 70’i tahıllardan geliyor. Aynı şekilde ekili alanların çoğu tahıl çeşitlerine ayrılıyor. Tarımsal sulama da en başı onlar çekiyor.

Geleceğin en önemli problemi? Daha az tahıl kullanarak besleyici değeri daha yüksek, uygun fiyatlı ekmek nasıl yapabiliriz. Çözüm aslında basit ama; Fao’nun beslenme tanımında geçen “beslenme kültürlere saygılı olmalıdır” maddesine uygun olamayabiliyor. Nasıl mı? Örneğin geleceğin ekmeğinde kullanılması düşünülen “zengin protein kaynakları” arasında şu anda en başı farklı böcekler çekiyor. Geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA) “un kurdunu” gıda sanayiinde kullanımı için olumlu görüş bildirdi. Sıkı durun kısa bir süre sonra “mor ekmek” modası gibi “un kurtlu ekmek” modası başlayabilir. Tek sorun böcek yemenin her kültüre gerek geleneksel gerekse dini nedenlerle uyun olmaması.

Geleceğin ekmeği nasıl yapılacak?

Geleceğin ekmeği ironik bir kavram aslında, tüm “un mamulleri ürünlerini” kapsıyor. Makarnalar, bisküviler, mayalılar, tatlılar, pastalar un ile yapılabilecek her şey geleceğin ekmeği kavramına giriyor. Konunun diğer önemli bir unsuru; bu tarz hammaddelerden gıda üretmek gıda güvenliği ve kontrolü açısından riskli. Mutlaka kontrollü bir ortamda belirli teknoloji kullanımıyla üretilmeli.

UN KURDU NEDİR

Un kurdu; solucan görünümlü, sarı renkli lavralardır.  “Kurutulmuş, bütün ya da toz halinde” kullanılabilir. Birçok Uzakdoğu ülkesi hali hazırda yemeklerinde sıkça kullanıyor. İnsan sağlığı için herhangi bir tehlikesi yok aksine protein değerleri bakımından dünyanın en zengin canlısı.

YENİ TÜR YENİLİKÇİ GIDA MADDELERİ

Süper gıdaları tartışa duralım şimdi moda “yeni tür, yenilikçi gıda maddelerinde” Yapılan incelemelerde un kurtlarında herhangi bir zehrin olmadığı ancak, böceğe verilecek bir zehir durumunda kontaminasyon görülebileceği ifade ediliyor. EFSA, gıda alerjileri ile ilgili gerekli uyarılar eklenerek satışa sunulması noktasında uyarılarda bulunuyor. Bu tarz bir izin ilk defa verilecek. Bu anlam da onlar da titiz davranıyor. Öncelikle proteinli bisküviler, çikolatalar,  atıştırmalıklar, makarna çeşitleri için kullanılabileceği konusuna dikkat çekiliyor.

UN KURTLARI SÜRDÜRELEBLİR ZENGİN PROTEİN KAYNAKLARI

Yenilikçi protein kaynakları konusunda şu anda onlarca ürün ile ilgili çalışma devam ediyor. Böcekler çevreye zarar vermiyor ve yüksek besin değerlerine sahipler, tam da gelecekte bize gereken besinler gibi. Un kurtlarının protein oranı % 50’nin üzerinde yani ona en yakın börülcenin 3 katı kadar protein içeriyor. Cırcır böceği, çekirge, un kurdu yarının sofralarına çoktan yeşil ışık yaktı bile.

Şu anda Avrupa’da yasak olmamasına rağmen pazarı çok az. Hükümetler sağlık politikaları çerçevesinde uygun fiyatlı besin kaynaklarını beslenme kültürüne adapte etmeye çalışıyor.

O ZAMAN BEKLEYELİM VE GÖRELİM

Ya da teknoloji yaratıp doğru bir planlama ile “dünyanın yeni gıda tarım üssü” olalım.

Benzer İçerikler

Tat Rönesansı ve GDO

Dünya Gelecek Gününde Geleceğin Ekmeği: Kintsugi Felsefesinde

Cemre düştü, Doğa uyandı…

Gıda fiyatlarının sorumlusu yanı başımızda

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir